DİHA - Dicle Haber Ajansı

Politika

Özsoy: Erdoğan'ın Ortadoğu başarısızlığı dış politikayı dibe vuracak

 
29 Ekim
09:09 2016

ÇEWLIG (DİHA) - AKP'nin dış politikasını değerlendiren HDP Dış İlişkilerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Hişyar Özsoy, Erdoğan'ın hem içerde hem dışarıda baskıcı ve zora dayanan politikası sonucu ciddi anlamda sarsıldığını söyledi. Özsoy, Ortadoğu başarısızlığının dış politikayı dibe vuracağını vurguladı.

AKP'nin uluslararası arenada giderek yalnızlaşan dış politikasının nedenlerini ve bundan sonraki süreci Ortadoğu siyaseti üzerinde akademik çalışma yürüten HDP Dış İlişkilerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı, Çewlig (Bingöl) Milletvekili Hişyar Özsoy değerlendirdi. Özsoy, AKP'nin son 4 yıldır hem batı ile olan ilişkilerinde hem de Ortadoğu'daki ilişkilerinde ciddi bir krizin olduğunu söyleyerek, AKP'nin iktidara geldiği döneme işaret etti. Özsoy, "Erdoğan 2002'de çok ciddi uluslararası bir destekle iktidara geldi. Erdoğan o dönemde Avrupa Birliği'nin liderliğini yapacağını vaat ediyordu. O döneme bakılırsa gerçekten uluslararası arenada bir hegemonya kurmuştu. Zaten bunun desteği sonucu iktidara geldiler. Ancak 2009'dan sonra ilişkileri yavaş yavaş sarsılmaya başladı. Ancak asıl batı ile ilişkilerinin kötü olduğu dönem 2011 oldu. Yani Erdoğan'ın ustalığı dediği dönemde" dedi.

'Türkiye'nin dış politikasını Erdoğan tüketti'

Arap baharının başlangıcında Türkiye'nin Ortadoğu sokaklarında güçlü bir imajı olduğunu anımsatan Özsoy, "Ancak Erdoğan'ın o dönemde özelikle Suriye'de uyguladığı yanlış politikadan kaynaklı Türkiye'nin bütün dış politikaları tükendi. Yine çözüm sürecinin rafa kaldırılması cemaatle girdiği iktidar kavgası, ülke içerisinde otoriterleşmeye doğru gitmesi, insan hakları ihlallerinin artması, Kobanê'de aldığı tavır, Gezi'deki uygulamalar IŞİD'e verdiği destek de ciddi anlamda dış politika açısından Erdoğan'ı zorladı" dedi. Özsoy, Türkiye'nin Suriye'deki bir takım örgütler ile kurduğu ilişki, verdiği silah desteğinden dolayı batı ile sıkıntı yaşadığını da vurguladı.

'Erdoğan'ın mülteci kozu artık bir anlam ifade etmiyor'

Özsoy şu değerlendirmede bulundu: "Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Hem ABD'de hem de Avrupa'da Erdoğan'a sempati sıfırın altına indi. Bu tabi ki Türkiye'yi attılar anlamına gelmiyor. Türkiye'yi Erdoğan'dan ayrıştırıyorlar. Çünkü Erdoğan Türkiye'nin bütün dış politikasının kredisini tüketti. Fakat elindeki tek koz Avrupa için çok önemli olan mülteciler meselesi. Erdoğan mültecileri Avrupa'ya karşı bir şantaj kartı olarak kullanıyor. Batıdan gelebilecek eleştirileri mülteci şantajı ile bloke etmiş durumda. Ancak son birkaç aydır mültecilere rağmen, Erdoğan üzerindeki baskı artırıyor. Önümüzdeki dönem daha da artacaktır. Yine bir takım ekonomik baskılar var Türkiye üzerinde. Ama özellikle siyasi ve diplomatik baskılar Avrupa Konseyi üzerinden gelebilir."

'Erdoğan ülkenin geleceğini 90 kilometrelik alana hapsetmiş'

Ortadoğu'nun yeniden yapılandığına işaret eden Özsoy, burada Türkiye'nin yapabileceği tek seçeneğin Kürtler ile barış olduğunu söyledi. Özsoy, "Barışın sağlanması demek Türkiye'nin bölgesel anlamda güç haline gelebilmesi demektir. Ortadoğu yeniden dizayn edilirken, Erdoğan kendini 90 kilometre alana hapsetmiş. İşte Afrin'le Kobanê'yi bir birine yakınlaştırmamak. Hem buradaki barış sürecini heba etti. Hem de Suriye'deki ilişkilerini çok kötü bir noktaya getirdi" vurgusu yaptı.

'Askeri gerilim ile kazanım elde etmek istiyor'

Türkiye'nin Irak ve Suriye'de askeri gerilimi arttırarak, politik anlamda kazanım elde etmeye çalıştığı değerlendirmesi yapan Özsoy, "Başika'da girdiği durum tam bir rezalettir. Uluslararası hukukta saçma sapan gerekçeler ile yer bulmaya çalışıyor. Askeri bir takım müdahaleler ile Musul'un geleceği üzerinde söz hakkına sahip olmak istiyor. Yine Bab üzerinde bir çoğunun da ne olduğu belli olmayan gruplar ile Kürtlere daha yoğunluklu saldırma girişimleri içinde. Bab ve Başika'da ürettiği askeri gerilim başına büyük belalar getirecek" dedi.

'Ortadoğu başarısızlığı dış politikayı dibe vuracak'

Özsoy, Erdoğan'ın içeride ve dışarıda zor, şantaj ve tehdide dayalı bir politika yürüttüğünü belirterek, "Bu durum Erdoğan'ın Ortadoğu başarısızlığının göstergesidir. Onun için artık bir çıkış yolu yoktur. İçeride de dışarıda da çok sıkışmış durumda. Tek çıkış yolu Kürtler ile ittifak yapmaktır. Bunu yapmasa belki de iç savaş çıkar. Erdoğan siyasal zeminde çok zayıflamış bir durumda. Bu kafayla giderse tükenmekte olan dış politikası iyice dibe vuracak" diye kaydetti.

'Bastırılan Kürtler Ortadoğu siyasetine geri dönüyor'

Özsoy, Erdoğan'ın bütün siyasetini Kürt düşmanlığı üzerinde yürüttüğünü yineledi ve şöyle devam etti: "Ancak unuttuğu bir şey var, bütün dünya büyük oranda artık Kürtleri kabul ediyor. Buradan bakıldığında aslında Türkiye'nin 90 yıllık politikası çökmüş durumda. Türkiye'nin artık Kürt düşmanlığı politikası siyaseten sonuç alabilmesi açısından mümkün değil. Çünkü Ortadoğu yapısı yeniden şekilleniyor. Neresi kırılırsa altında Kürtler çıkıyor. Çünkü devletler Kürtleri siyasal sistemlerin dibine gömmüşler. Siyasal sistem karıştıkça Kürtler çıkmaya başlıyor. Bastırılan bir halk Ortadoğu siyasetinin tarihine geri dönüyor. Böyle bir gerçeklik var Türkiye'nin yapacağı şey Kürtlerle barışmaktır."

'Batıda Erdoğan'a büyük bir tepki ve öfke var'

Özsoy, HDP olarak batıda yaptıkları temaslara da değinerek, Türkiye'ye olan bakış açılarını şu sözlerle aktardı: "Türkiye dediğin zaman herkes Erdoğan'ı anlıyor. Türkiye'yi Erdoğan'ın tapulu malı gibi görüyorlar. Erdoğan'a yönelik büyük bir tepki ve öfke var. Türkiye IŞİD destekçisi bir ülke olarak görülüyor. Önümüzdeki süreçte var olan baskılar artacak. Türkiye'nin ilişkide olduğu iyi bir ülke yok. Kimse Erdoğan'ı ülkesine bile davet etmek istemiyor. Avrupa'da artık mülteciler meselesi üzerinde Türkiye'ye karşı sağır ve dilsizi oynamayacaklar. Türkiye Ortadoğu politikasını genel anlamda dönüştürmediği süreçte hiçbir ülke ile ilişkilerini kolay kolay düzeltemez."

(st/fç/ag)




Paylaş

EN ÇOK OKUNANLAR