DİHA - Dicle Haber Ajansı

Kültür Sanat

Ezel Akay: Otosansürün tek ilacı örgütlenmektir

 
29 Ekim
09:01 2016

SADİYE ESER

İSTANBUL (DİHA)
- OHAL ile birlikte medyadaki ötekileştirici dilin daha fazla arttığını kaydeden yönetmen Ezel Akay, yaygınlaşan otosansürün tek ilacının örgütlenmek olduğunu söyledi.

Türkiye'de 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana AKP tarafından uygulanan ve toplumun birçok kesiminin etkilendiği OHAL'den, sinema dünyası da nasibini aldı. Yönetmen Ezel Akay, medyadaki "ötekileştirici" dil ve nefret söylemlerinin artmasını, OHAL ile birlikte uygulanan sansür ve otosansürü değerlendirdi.
Medyadaki ötekileştirilmiş dilin sinema sektörüne de ciddi anlamda uygulandığını ifade eden Akay, sinemada anlatılan hikayelerin günahkar olmadığını belirterek, "Sinemalarda veya dizilerde anlatılan hikayelerde 'Ben iyiyim onlar kötü' duygusunun düşmanlık üzerine kurulması bir arada yaşayan insanların birbirine düşman haline getirmesine neden oluyor" dedi.

'Dizilerde düşmanlık duygusu arttırılıyor'

Sinemadaki hikayelerin "düşmanlık" duygusu üzerine kurgulandığının altını çizen Akay, "Hikayeler günahkarlar için anlatılıyor olabilir. Esas olarak hikayeleri değiştirerek, biz bir şey elde edemiyoruz. Hikayeler değişince toplum değişmiyor. Toplum neyse hikayeler onu anlatıyor. Toplumu toplum yapan unsurlar neyse, hikaye bunları buluyor. Dolayısı ile hikaye bizim aynamız. Mesele kötü adamların Kürt olduğu bir mafya dizisi diyelim. O kötü adamları Kürt değil de Amerikalı yaparsan seyirci değişiyor, dünya değişmiyor" diye konuştu. Hikayelerin toplumdaki duygunun aynası olduğunu ama son dönemlerde bunun düşmanlık duyguları üzerinden kurgulandığını söyleyen Akay, "Bu kadar büyük bir bölünme ayrım görmedim. Mesela benim büyük kuzenim beni düşman sayıyor. Dünyanın en barışçıl insanıdır ama ben onun düşmanıyım şu anda. Çünkü o AKP'ye inanıyor ben inanmıyorum. Ailelerin içinde bile birbirine düşman etmeyi başardılar. Bunu karşılıklı yaptık. Dolayısı ile bu hikayelerdeki, dizilerdeki, filmlerdeki şeytan karakterleri, kötü karakterlerin sebebini herkes kendi içinde bir kere aramalı" dedi.

'Korku otosansür için bulunmaz bir alan'

Medyadaki ötekileştirici dilin OHAL ile birlikte en uç noktaya vardığını ifade eden Akay, sansür ve otosansürün de bununla birlikte arttığına dikkat çekti. Akay, kararlarının çoğunun hukuki olmadığı için "gayri resmi" olarak adlandırdığı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) haricinde Türkiye'de resmi sansür kuruluşunun olmadığını dile getirdi. Darbe girişimi ile birlikte hükümetin ciddi anlamda bir korku yarattığını belirten Akay, bu korku nedeni ile insanların sansüre gerek kalmadan kendilerine otosansür uyguladığını söyledi. Bu nedenle kimi zaman yönetmenlerin yapmak istedikleri eserleri yapmadıklarına dikkat çeken Akay, "Yani otosansür denilen şey bütünüyle korkutulmuş insanların başvurdukları bir çaredir. Üstelik korkmakta haklılar. Çünkü yalnızlar. Herkes yalnız. Türkiye'de her örgüt diğer örgüte karşı ciddi tepkiler veriyor. Her siyasal durum, toplumsal cemaat, diğerlerine karşı korku ve nefret ile bakıyor. Uzak görüyor kendine. Birleşmeyi istemiyorlar. Herkes kendi zemininde birleşilsin istiyor. Bu örgütsüzlüğü iyice arttıran bir şey haline geldi. Üstelik iktidarın çabası burada meyvesini verdi. Gerçekten insanlar sadece iktidara karşı değil, iktidarda olmayanlar, birbirine karşı düşmanlık gösteriyorlar, korkuyorlar birbirinden. Bu otosansür için bulunmaz bir alan. Yalnızlık yüzünden olur otosansür. Otosansürün tek ilacı da örgütlenmektir" şeklinde konuştu.

'Tek çare örgütlenmek'

Geçtiğimiz yaz 3-4 tane projelerinin olduğunu bunlardan birinin Aziz Nesin'in "Zübük" adlı romanını sinemaya uyarlamak olduğunu ifade eden Akay, OHAL'den kendilerinin pay aldıklarını belirterek, "Bunları Haldun Çubukçu ile birlikte hazırladık. Onu çekmek üzereyken, darbe oldu ve OHAL ilan edildi. Yatırımcımız, OHAL nedeni ile para harcayamayacağını söylemesi üzerine iptal etmek zorunda kaldık. Şimdi bahar ayında onu çekmeyi düşünüyoruz" dedi. Yapacakları bu proje ile Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri olan "rüşvet" sorununu ele alacaklarını belirten Akay, son olarak sinema dünyasındaki baskılara karşı şair Ece Ayhan'ın bir şiirinde "Aşk örgütlenmektir bir düşünün ağabeyler'" sözlerini hatırlatarak, örgütlenmek gerektiğine de vurgu yaptı.

(za/cd)



Paylaş

EN ÇOK OKUNANLAR