DİHA - Dicle Haber Ajansı

Politika

Bahçeli’den Hükümete 'Kürtlere yönelin, Başkanlığı alın' mesajı

 
25 Ekim
11:58 2016

ANKARA (DİHA) - Kürt kazınmalarının önüne geçmek için AKP Hükümeti’nden Irak ve Suriye'ye girmesini isteyen MHP Lideri Devlet Bahçeli, pazarlık unsuru olarak ise Başkanlık sistemini sundu. Bahçeli, “TBMM'de evet dersek, referandumda da onu deriz" diyerek Başkanlık sistemine yeşil ışık yakmaya devam etti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Meclis’teki Grup Toplantısı’nda partililere seslendi. Konuşmasında bölgedeki gelişmeler üzerinde durup, bunları "Kürdistan'ın kurulması hamleleri" olarak nitelendiren Bahçeli, Kürdistan isteyenlerin de "akıllarını başlarına almaları" gerektiğini söyleyerek, "Unutulmasın ki biz henüz okumuzu fırlatıp, yayımızı asmış değiliz, asmaya da niyetimiz yoktur" dedi.

Bahçeli, Türkiye'nin Irak ve Suriye'deki gelişmelere "askeri açıdan da müdahil olması" gerektiğini belirterek, savaş çağrısı yaptı.

‘Başika’dan çekilmek Hakkari'den çekilmekle aynı şeydir’ dedi

"Başika’dan çekilmek Hakkari'den çekilmekle aynı şeydir" diyen Bahçeli, "Kuyumuzu kazanların kuyruğuna basar, enselerinden tutarız. Ülkemizi bölmeye bize kefen biçmeye çalışanlara milletimiz Allahın izniyle dünyayı dar eder" diye konuştu.

Musul'un süratle temizlenmesi gerektiğini savunan Bahçeli, "Türkiye bu temizlik harekatının dışında durmamalıdır. Artık Irak'ta kimin ne söylediğinin nerede durduğunun önemi olmadığı açıktır. Irak merkezi hükümeti, terörle mücadeleyi kendi potansiyeline bağlı kalarak yapabilseydi başka bir seçeneğe zaten ihtiyaç kalmazdı" ifadelerini kullandı. "Türkiye Irak ve Suriye'deki gelişmelere müdahil olmalıdır. Irak istemiyormuş, Suriye karşı çıkıyormuş, ABD itiraz ediyormuş, bunun artık mana ve önemi yoktur. Misak-ı Milli'nin ruhuna mı bağlanacağız, üç beş köksüzün sözüne mi bakacağız?" diyen Bahçeli, bu sözlerinin devamında şunları söyledi:

"Musul yanarken yerimizde duramayız, Kerkük cehenneme çevrilirken rahat olamıyoruz, Kerkük-Musul enerji kaynaklarını sömürmek ve Kürdistan kurulsun diye oyunlar oynayanlar akıllarını başlarına alsınlar. Herkes bilsin ki biz okumuzu atıp yayımızı hala asmadık. Asmaya da niyetimiz yoktur. Musul'da mezhep ekseninde bir kamplaşma doğarsa IŞİD'in elini güçlendirecektir. IŞİD'den sonra Musul'un siyasi düzen ve dengeye kavuşturulması, istikrarının temin edilmesi önemlidir. IŞİD'in sökülüp atılması terörist saldırıları daha da şiddetlendirebilecektir. Korkumuz o ki; Türkiye bu şiddet sarmalının en öncelikli hedefi olacaktır. Bu iktidarla Türkiye, Musul operasyonunun her aşamasında rol almalı, aktif ve zorlayıcı olmalıdır. Hiç kimse Türkiye'nin toprak bütünlüğü ve soydaşlarının can güvenliğini sağlamaya çalışmasından gocunmamalıdır. Şu anda Başika'dan çekilmek Hakkâri'den çekilmekle aynı şeydir.

Irak'lılara ağır hakaretler

Hele bir de vatan bildiğimiz topraklarda bölünme ve parçalanma hesabı yapanlara aziz milletimiz Allah'ın izniyle dar eder, gök kubbeyi başlarına yıkar. Irak'ta bayrağımızı yakan şerefsizlere de açık açık şunu söylüyorum; bayrağımız sizin kirli ayaklarınızda kalınca değerinden bir şey kaybetmeyecektir. Kendi bayrağını indirip ABD'nin gölgesine sığınan korkak ve kuklaların bayrağımıza kurnazca saldırması aldıkları emirlerin sonucudur. ‘Osmanlı işgali bitti’ yaygarasıyla Türk bayrağını ayakları altına alan soysuzlar, önce ar ve namuslarına sürülen kara lekeyi temizlemeyi denemelidir. Bayrağımıza yapılan saygısızlığı kınıyor, Irak yönetiminin böyle hareketlere izin vermemesini hem diliyor hem de bekliyoruz."

Bahçeli’den Osmanlı hesabı

Daha önce yaptığı hesaplarla dikkat çeken Bahçeli, konuşmasında bu kez Osmanlı hesaplaması yaptı. Bahçeli, şunları dile getirdi:

"Osmanlı İmparatorluğu en geniş sınırlarına ulaştığı 1699'da, Akdeniz'in 4'te 3'ü, Basra Körfezi'nin büyük bir kısmı imparatorluğumuza aitti. Geçen 400 yıllık zamanda rahmetle andığımız ecdadımız, her gün 164 kilometre kare toprak kazanmıştır.

‘Musul'a sokulmazsak Ankara'yı tehlikeye atarız’

Şu an o topraklar üzerinde 64 devlet ve özerk bölge bulunduğunu göz önünde bulundurursak nereden nereye geldiğimiz anlaşılacaktır. 12 Ağustos 1914, 30 Ekim 1918 tarihleri arasında geçen süre zarfında ise toplam 3 milyon 214 bin 200 kilometre karelik toprağımız gitmiştir. Günlük kayıp ise, 2 bin 200 kilometre karedir. Toprak kayıplarımızı mevcut bazı ülkelerin yüz ölçümleriyle mukayese ettiğimizde her beş ayda bir Almanya, her iki ayda bir Yunanistan, her 19 günde bir Hollanda, her 14 günde bir Belçika, her 5 günde bir Lübnan kaybedilmiştir. Bu nedenle gidecek başka yurdumuz yok, çizecek başka sınırımız yok. Eğer şimdi bununla ilgilenmezsek bunu ne tarihe ne ecdadımıza anlatamayız. 360 derecelik bir daire çizerek bine bin katarak kafa yormak zorundayız. Musul'a sokulmazsak Ankara'yı tehlikeye atarız."

Konuşmasında Başkanlık sistemine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, TBMM'de ‘Evet’ demeleri halinde referandumda da ‘Evet’ diyeceklerini belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Mahalleyi ayağa kaldırmak için bizim Başkanlık sistemine olumlu baktığımızı iddia edenler bu sonuca nasıl varmışladır. Heceleyin dedim anlamadılar, daha nasıl izahlı açıklama getireyim. Bunlar hangi dilden konuşuyorsa bize bildirsinler ki ona göre anlatayım. İster Mors alfabesi kullanalım, ister dumanla haberleşelim. Ne istiyorsanız yapalım ki bunlar yazık, anlasınlar. Ne çare kulp takmayı sürdürüyorlar. Bunlar mahşer midillisi gibi ortalıkta gezinip koro halinde bize saldırıyorlar. Niyet okuyup işlerine geldiği gibi yorum yapıyorlar. Anayasa değişikliği teklifleri henüz ortaya çıkmadı, hakkımızda hüküm verenler sanki Kaf Dağı’ndan kan bağışlıyorlar. Bir grup Truva Atı bunu milletin aklıyla alay etmek olduğunu söylüyorlar. Meclis'te ve referandumda hayır diyecekmişiz. "Havet" nasıl olacakmış Türkçeyi katletmeleri bir yana utanmadan bir de böyle söylüyorlar. Biz ‘evet’ veya ‘hayır’ dememişken, hiçbir şey belli değilken referandumu yapıp sonucu ilan edenler bilsinler ki darbe şakşakçılarıdır. Bunların hali tam olarak Nato kafa Nato mermerdir. MHP'nin TBMM ne diyorsa milletin karşısında da aynısını diyecektir. Meclis’te evet dersek, referandumda da evet deriz. MHP ölçülerine göre teklifi inceleyecek ona göre bir karar verecektir."

(kk/öç)



Paylaş

EN ÇOK OKUNANLAR