DİHA - Dicle Haber Ajansı

Politika

HDP, Adalet Bakanı hakkında gensoru verdi

 
19 Ekim
13:55 2016

ANKARA (DİHA) - HDP, cezaevlerinde yaşanan işkence ve kötü muamele uygulamaları nedeniyle Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hakkında gensoru önergesi verdi.

HDP Grup Başkanvekilleri İdris Baluken ve Çağlar Demirel imzası ile Meclis Başkanlığı'na iletilen gensoru önergesinde, 15 Temmuz'da Türkiye'de toplum, siyaset kurumu ve sivil toplumun bir darbe girişimi ile karşı karşıya kaldığına işaret edilerek, sonrasında yaşananların da bundan farksız olmadığı belirtildi.

Önergede, şu görüşlere yer verildi:

"Bu darbe girişiminin başarısız kılınması, halkın diktaya karşı demokrasiye sahip çıkması, 15 Temmuz sonrası için Türkiye'de demokratik siyasetin güçlenmesi için büyük bir beklenti yaratmıştır. Demokratik Cumhuriyetin inşası için siyasal ve toplumsal zemin oluşmuş ve toplumsal talep had safhaya ulaşmışken, Erdoğan ve AKP hükümeti bu zemini kendi gücünü tahkim etmek için fırsata dönüştürmek amacıyla hareket etmiştir."

İlan edilen OHAL ve çıkarılan KHK'ler ile istibdat rejimine dönüldüğüne ve uygulamaların 1982 Anayasası'nın gerisine düştüğüne dikkat çekilen önergede, yaşanan kötü uygulamalar için şunları aktardı:

'Adalet Bakanı kamuoyunu tatmin edici açıklama yapmadı'

"Türkiye'de 15 Temmuz darbe girişimi ve olası bir darbe ihtimali ile mücadele adı altında devreye konan uygulamalar neticesinde hemen hemen hepsi Anayasa ile güvence altına alınan haklar ihlal edilmektedir. Gözaltına alınanlar ve/veya tutuklananlar çeşitli işkencelerden geçirilmektedir. Basına yansıyan görüntülere de yansıdığı üzere çok sayıda kişi işkenceye maruz kalmış ve bazılarının işkence sonucu ameliyat geçirdikleri dahi kayıtlı iddialar arasında yerini almıştır. İnsan hakları ihlali olan bu işkence ve kötü muamele iddiaları ile ilgili bağımsız heyetlerin gözlem yapması söz konusu olmamış ve Adalet Bakanı bu konuda kamuoyunu tatmin edici açıklamalar yapmamıştır. Son üç ay içerisinde aralarında Anayasa Mahkemesi, HSYK, Yargıtay ve Danıştay üyelerinin de olduğu 3456 hâkim ve savcı görevden uzaklaştırılmış olup, 632 yargı mensubu da tutuklanmıştır. Ayrıca Paralel Yapı ile ilgisi bulunmayan binlerce kamu görevlisi de görevlerinden uzaklaştırılmıştır.

Tüm bu uzaklaştırma süreçlerinde kamu görevlilerinin savunması alınmamış ve evrensel bir hak olan savunma hakkı ihlal edilmiştir. Modern suç tanımı ve ceza hukuku devreye girdiğinden beri vazgeçilmez ilke olarak literatürde yerini alan suçun şahsiliği ilkesi de bu süreçte ihlal edilmiştir. Kişiler ilgileri olmamasına rağmen, yakınları hakkındaki adli takibat nedeniyle çeşitli yasadışı yaptırımlara maruz bırakılmıştır. Bu hukuksuzlukların yanı sıra can ve mal güvenliği, seyahat özgürlüğü, masumiyet karinesi gibi evrensel haklar da yok sayılmaktadır. Bunların yanı sıra partimiz üzerindeki baskılar da darbe girişimi öncesinde olduğu gibi devam etmektedir. Hepsinin sıralanmasının mümkün olmadığı bu baskılar ve hukuksuzluklara bir örnek vermek gerekirse, milletvekillerimiz hala cezaevlerine ziyaret gerçekleştirememektedir.

'Adalet Bakanı suç işlemiştir'

Sıralanan tüm hukuksuzlukların ilk elden sorumlusu olan Adalet Bakanı, bu hukuksuzlukları giderme görevini yerine getirmediği gibi Türkiye ile ilgili 'fiili rejim'ler yaratmak ve Anayasasızlık dayatmakla da meşgul olmuştur. Bizatihi kendi ağzından yaptığı açıklamada 'Fiili başkanlık durumu yok mu? İstediğiniz kadar yok deyin, var' ifadelerini kullanarak aleni şekilde Anayasal ve yasal suç işlemiştir. İronik olan ise Anayasa'yı yok sayan Adalet Bakanı esasında kendi makamının meşru olmadığını da bir şekilde bilmeden de olsa ifade etmiştir.

'Adalet Bakanı görevi yerine getirememektedir'

Ülkede mevcut yasaların ve Anayasa'nın hiçe sayılması, hukuksuzluklar, haksızlıklar, adaletin yokluğu, işkence ve kötü muamele başta olmak üzere evrensel hakların ihlal edilmesi kapsamlı tüm bu mevcut tablo göstermektedir ki, Adalet Bakanı halktan aldığı görevi layıkıyla yerine getirememektedir. Bu vesileyle sorumluluklarını yerine getiremeyen Adalet Bakanı hakkında gensoru açılmasının ve Anayasa ile İçtüzük hükümleri gereğince görevinden alınmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz."

(kk/pu)



Paylaş

EN ÇOK OKUNANLAR