DİHA - Dicle Haber Ajansı

Kadın

Kanun var uygulama yok!

 
19 Ekim
09:16 2016

ADANA (DİHA) - 2012 yılında çıkarılan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa da kadınlara dönük şiddeti durduramadı. Kadın örgütleri, yasayı uygulamayan hakimleri ve kamu dairelerini teşhir etmek gerektiğini belirtti.

Şiddete Son Platformunun 2011 ve 2012 yıllarında ortaya koyduğu yoğun çabalar ve katkılar sonucu şiddet gören veya görme tehlikesi altında yaşayan kadınları ve aile bireylerini koruma amacıyla 8 Mart 2012 tarihinde 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa kabul edildi. 4320 sayılı eski yasanın geliştirilmiş hali olan bu yeni yasa, “Koruyucu Tedbirler” ve “Önleyici Tedbirler” olmak üzere iki temel tedbir kararı öngörüyor.
Koruyucu Tedbirler; Şiddete uğrayan veya şiddet görme tehlikesi altında olan kişiler hakkında sığınak, hukuki destek, psikolojik destek gibi koruyucu tedbir kararlarını kapsarken, Önleyici Tedbirler ise; Şiddet uygulayan ve/veya şiddet uygulama ihtimali olan kişi veya kişiler hakkında alınacak tedbir kararlarını içeriyordu.
4,5 yılda bir arpa boyu yol alınamadı

İstanbul Sözleşmesi temel alınarak hazırlanan bu yasanın kabul edilmesinin üzerinden 4,5 yıl geçmesine rağmen, MOR Çatı Kadın Dayanışması avukatlarından Canan Arun’a göre bu konuda bir arpa boyu bile yol alınmış değil.

Başlangıçta talep edilen kanun ile kadına yönelik şiddetin önlenmesi gerekirken aile kavramının konulduğunu, ancak bunun aile kavramıyla hiçbir alakası olmadığını belirten Av. Arun, önemli olanın kadına yönelik şiddetle mücadele etmek olduğunun altını çizdi. Kanun metninde ille de arada evlilik bağının olması gerektiğinin yer almadığını dile getiren Arun, "Eski evlilikler, eski koca, eski sevgili, eş cinsel beraberlikte uygulanan şiddet olabilir. Mesele şiddete uğrayan kişinin korunmasıdır, ancak bunu yapmak yerine doğrudan doğruya aileyi koruma hedefleniyor" dedi.

'Teşhir etmek gerekir'

Kanun’da valilik ve kaymakamlıkların gerektiğinde şiddete uğrayan kadın ve çocuklara ev tahsisi yapması ve maaş bağlaması gerektiğinin yer aldığına dikkat çeken Arun, ancak kaymakamlıklar ve valiliklerin uzun süre bunları yerine getirmediklerini kaydetti. Arun, kendilerine başvuran kadınları bu kanundan doğan hakları konusunda bilgilendirdiklerinde de yine dernekleri hakkında ‘Mor Çatı kadınları hükümete karşı dolduruyorlar’ söylentisinin yayıldığını ifade etti.

Yine 6284 sayılı kanunda, karakollarda kadına yönelik şiddetle ilgili merkezlerin oluşturulması gerektiğinin yer aldığına dikkat çeken Arun, ancak başvurdukları bu merkezlerde ‘Aman dünya kadar işimiz var sizinle mi uğraşacağız’ şeklinde söylemlerle karşılaşan kadınlar olduğunu paylaştı.

Kolluklar gibi çıkarılan kanunun hakimler tarafından da uygulanmadığına vurgulayan Arun’a göre, var olan kanunun uygulanmasını konusunda baskı mekanizması oluşturmak şart. Bunun bazı yollarını ise, “kanunları uygulamayan hakimleri teşhir etmek” ve “uygulanmadığı için zarar gören kadınları daha fazla görünür kılmak” olarak sıralayan Arun, yasanın uygulanması için yine kamuoyunu bu konuda çok ciddi dinç tutmak gerektiğini ifade etti.

'Uygulamalar bölgeden bölgeye değişiyor'

Mersin’in Akdeniz Belediyesi'ne bağlı İŞTAR Kadın Merkezi görevlisi Gülbahar Güzel ise, şiddet gören kadınlara yönelik koruma ve gizlilik kararı verilmesi noktasında sıkıntılar yaşadıklarını paylaştı. Güzel, , bazen 2 ay, bazen ise 4 ay süreyle koruma kararları verilip, bu süre dolduktan sonra ise konulan koruma kararının kaldırılarak kadınların can güvenliğinin tehlikeye atıldığını söyledi.

Kürdistan'da bu uygulamanın daha da keyfi olduğunu dile getiren Güzel, "Biz burada bir kadın hakkında çok kolay koruma alabilirken orada çalışma yürüten arkadaşlarımız daha da zorlanıyor" diye konuştu. Kanuna göre şiddet gören kadın için tedbir kararı alındığında kadının sağlık sigortasının devlet tarafından yapılması gerektiğini, ancak bunun da hakimlerin keyfine kaldığını belirten Güzel, kanunu işletmek için bir çok sıkıntılar yaşadıklarını ifade etti.

'Uygulamalarda hala sıkıntılar devam ediyor'

Güzel, var olan kanunda şiddete uğrayan kadının kimlik bilgilerinin değiştirilmesi gibi bir maddenin yer aldığı hatırlatmasında da bulundu. Bu uygulamanın Türkiye'de bugüne kadar sadece iki merkezde gerçekleştiğini, bunlardan birinin Mersin diğerinin ise İstanbul'da yaşandığını kaydeden Güzel, kimliği değiştirilen kadınların resmi dairelerde bilgilerinin değişmemesi nedeniyle kimi tehlikelerle yüz yüze bulunulduğunun altını çizdi. Güzel, bu tehlikeye ise şu sözlerle dikkat çekti: “İç yazışmalardan kaynaklı yaşanan sıkıntıdan dolayı kadının eşinin tanıdığı bir memur varsa ya da hastanede bir tanıdığı varsa, kadının olduğu gibi bilgileri ortaya çıkıyor."

Kanun kapsamında can güvenliği olmayan kadının gerekirse estetikle yüzünü değiştirme hakkının da olduğunu ve bunun tüm masraflarının devlet tarafından karşılandığını kaydeden Güzel, bunun ise Türkiye'de bir ilk olarak İzmir'de gerçekleştiğini belirtti.

'Kanun var uygulanmıyor'

Tüm karakollarda kadın birimlerinin olmadığını, var olan birimlerin ise arabuluculuk yaparak şiddete maruz kalan kadınları evlerine geri gönderdiğini dile getiren Güzel, kadına yönelik şiddetin son bulması için var olan kanunların uygulanmasına yönelik tüm kadın örgütleri ile birlikte hareket edeceklerini kaydetti.

(ba-hk/st/öç)



Paylaş

EN ÇOK OKUNANLAR