DİHA - Dicle Haber Ajansı

Ekoloji

Adı konulmayan hastalık Semsûr tütünün yeni belası

 
5 Ağustos
12:30 2016

SEMSÛR (DİHA) - Semsûr'un temel geçim kaynağı tütüne getirilen kota ve sonrasında bırakıldığı serbest piyasa koşulları altında ezilen çiftçiler, şimdi de tütüne bulaşan hastalıkla başları dertte.

Semsûr'un (Adıyaman) geçim kaynaklarından olan tütüne getirilen kota ve sonrasında bırakıldığı serbest piyasa koşulları altında ezilen çiftçiler, şimdi de adı ve nedeni tespit edilmeyen bir hastalıkla boğuşuyor. Bulam (Pınarbaşı) beldesinde yaklaşık 10 yıldır tütüne bulaşan hastalığa çare bulunmuyor. Üreticiler, bulaşan hastalığın tütüne devletten daha fazla zarar verdiğini dile getirerek, giderek zor günler yaşadıklarını aktardı. Ülkenin en iyi tütününün yetiştiği bölgede devlet desteğinden yoksun kalan üreticiler, her hangi bir doğal afet ya da hastalıkta ne yapacaklarını bilemiyor.

Önce devlet şimdi hastalık

Hastalıktan kaynaklı çoğu üreticinin arazide 2 kez ekim yaptığını aktaran Hüseyin Uzun (33), tütünün çapalama döneminden sonra bozulduğunu söyledi. Hastalığın başlangıçta anlaşılmadığını belirten Uzun, "Bu hastalık yaklaşık 10 yıldır buranın tütünlerinde ortaya çıktı. Halen bu hastalığa bir çözüm bulunmuş değil. Köyün yakınındaki tarlalarda fazla oluyor. Bir çaresi bulunmadığından her yıl işimiz şansa kalıyor. Eskiden devletin desteği vardı. Ürettiğimiz tütünü tekellere götürüyorduk. Tekel alıyordu. Bunun yanında her hangi bir doğal afet ya da hastalık durumunda devlet çiftçinin zararını karşılıyordu. Özelleştirmeler ile beraber tekel kapatıldı. Tütünler artık devlete satılmıyor. Çiftçiler artık kendi çabalarıyla tütününü satıyor. Bununla birlikte çiftçi artık riskleri de tek başına üstlenmek zorunda kaldı. Özelleştirme çiftçinin belini büktü" diye konuştu.
Çiftçinin kendi imkânları ile tahliller yaptığını sözlerine ekleyen Uzun, "Bizzat tanıdıklar arcılığıyla İtalya'da da tahliller yaptırdık. Bu hastalığın bir dönem Amerika'daki tütünlerde de baş gösterdiği söylendi. Ne yaptıysak bu hastalığa çare bulamadık. Anlayacağınız hastalıklı olan tütünden kurtarabildiğimiz malın yarısını da tarım ilaçlarına vermek zorunda kılıyoruz" dedi.

2 ton yerine 5 yüz kilogram

Hastalıktan kaynaklı tütünün önce yapraklarının sarardığını, daha sonrada tütünün tamamıyla kuruduğunu ifade eden 30 yıllık tütün üreticisi Şeriban Uzun da, 12 dönümlük araziye ektikleri tütünden hastalığın olmadığı dönemlerde 2 ton ürün elde ettiklerini, hastalıktan kaynaklı 5 yüz kilogram ürün kaldırabileceklerini söyledi.

'Çiftçinin yaşadıkları umurlarında değil'

4 dönüm araziye ektiği tütün ile geçimini sağlamak zorunda kalan 11 çocuk annesi 68 yaşındaki Rabia Uzun ise, şunları söyledi: "Biz Kürtler söz konusu olduk mu bizim elimizden tutan olmuyor. Çektiklerimizi görüyorsunuz. Bu kadar zorluğa rağmen gözümüz bu tarlada. Tütünün ne halde olduğunu görüyorsunuz. Kış geliyor, biz buradan aldığımız gelirle geçiniyoruz. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Zaten tarlayı ekmek için o kadar masraf ediyoruz. Bir de elimizdeki ürün böyle olunca toptan zarar ettik. Bu ülkeyi zalimler yönettiği sürece biz bu sorunlardan kurtulamayacağız. Savaşmaktan başka bir şey düşünmüyorlar. Çiftçi ne halde umurlarında değil. Kendi iktidarları için her şeyi yapıyorlar."

(hyt/mç/sd)



Paylaş

EN ÇOK OKUNANLAR