Bağdu'nun katilinin yolunu gösteren tutanak fezlekede yok! - YENİLENDİ
ADANA (DİHA) - Azadiya Welat gazetesi çalışanı Kadri Bağdu'nun katledilmesinde olayın en önemli faili olan Talip Güler'in emniyete cinayetten iki gün önce Kadri Bağdu'yu şikayet ettiği söz konusu kişilerin daha sonra yapılan araştırmada Yusuf Güldiren isimli yurttaşın öldürülmesi olayından dolayı aranır duruma düştükleri anlaşıldı. Bağdu'yu şikayet eden kişinin sosyal paylaşım sitesindeki bir fotoğrafındaki motorsikletin cinayette kullanılan ve görgü tanıklarının anlatımlarında motorsiklete benzemesine rağmen polis cinayettin zanlısı olarak söz konusu kişileri şüpheliler arasına almaması "cinayet sanıklarının korunduğu" şüphesine neden oldu. Bağdu ailesinin avukatları, faillerin korunduğunu belirterek, savcılığa yeni bir soruşturma yapılması için başvuruda bulundu.
Uğradığı silahlı saldırı sonucu 14 Ekim tarihinde katledilen Azadiya Welat çalışanı Kadri Bağdu'nun katledilmesine ilişkin geçtiğimiz gün savcılığa soruşturma fezlekesi sunulmuştu. Savcılığa sunulan fezlekede bölgedeki 42 kamera kaydının incelendiği ancak herhangi bir faile ulaşılamadığı iddia edilirken, savcılık dosyasına sunulan ve 12 Ekim tarihli Zeyni Al, Erdoğan Kuru, Fikret Güzel, Reşit Sazcı isimli Adana Emniyetine bağlı polislerin imzasıyla tutulan ve Kadri Bağdu'nun Kobanê eylemlerinin Adana'da organize eden kişi olduğuna dair ifadelerin yer aldığı bir tutanakla ilgili görüş bildirilmediği ve şikayette bulunan kişilerin olayın failleri olabileceği ihtimalinin gözardı edildiği ortaya çıktı.
Bağdu katledilmeden 2 gün önce hedef gösterilmiş
Söz konusu tutanak 10 Ekim tarihinde Seyhan'a bağlı Fevzi Paşa Mahallesi'nde Suriye plakalı bir araçtan inen kişilerin Yusuf Güldiren isimli yurttaşı silahla öldürerek kaçmalarının ardından 12 Ekim tarihinde cinayet büro polisleri tarafından ulaşılmak istenen bir iş yeri kamerasının ardından tutuldu. Tutanakta Güldiren'in öldürülmesi olayında kullanılan Suriye plakalı araca ulaşmak isteyen polislerin Şakirpaşa Mahallesi'ne doğru kaçan şahısları tespit etmek amacıyla yaptıkları inceleme sonucu ulaşılan Furkan Tavukçuluk isimli işyeri kamerasının kayıtlarında herhangi bir şey bulunamadığı belirtildi. Ancak bunun ardından polisler ile iş yeri sahibi olduğunu belirten Talip güler isimli şahıs arasında geçen ve tutanağa alınan anlatımlara göre Talip Güler, iş yeri ve evinin saldırıya 6-8 Ekim Kobanê eylemlerinde saldırıya uğradığını belirtiyor. Talip Güler isimli kişi Kadri Bağdu, kast ederek Şakirpaşa Mahallesi'nde gazete dağıtımı yapan bir kişinin söz konusu olayları organize ettiğini ileri sürerek, Bağdu'nun gözaltına alınmasını istiyor. Bağdu'nun öldürülmesinden iki gün önce tutulduğu anlaşılan tutanakta Talip Güler'in Kadri Bağdu ile ilgili şikayetine ilişkin şu bilgilere yer veriliyor:
"Talip Güler ile kayıtlara bakıldığı esnada geçen bir konuşmada kendiliğinden Şakirpaşa Mahallesi'nde meydana gelen Kobanê eylemlerinden o bölgede gazetecilik yaparak, gazete dağıtımı yapan Kadri isimli şahsın sorumlu olduğunu ve Kadri isimli şahsın eylemleri organize ettiğini, bu gazetecinin emniyetçe gözaltına alınması durumunda yaptıklarının öğrenilebileceğini beyan etmesi üzerine, Kadri isimli şahsın herhangi bir suça karışması durumunda polisçe gözaltına alınabileceğinin ve kendisinin ikametinin talan edilmesi ile ilgili olayın incelenebilmesi için de polis merkezine müracaatı olması durumunda bu konuda gerekli yasal işlemin başlatılabileceğinin tarafımızdan beyan edildiğine dair; düzenlenen tutanak, tarafımızdan tanzimle birlikte imza altına alındı."
Polis çetecilere şüpheli olarak yaklaşmadı
Cinayetin önemli sanıklarından biri olduğu daha sonraki savcılık soruşturmasında ortaya çıkan Talip Güler ile emniyetin görüşerek hazırladığı fezlekenin ardından söz konusu kişilerin aynı zamanda Yusuf Güldiren isimli yurttaşın öldürülmesi olayına karıştıkları da anlaşıldı. Savcılığın sonraki safhalarda yaptığı araştırmada Yusuf Güldiren isimli yurttaşın öldürülmesi olayında kullanılan Suriye plakalı aracı kullanan kişinin Servet K. olduğu ve araçtan inerek Güldiren'i öldüren kişilerin ise Cumali T., Talip Güler ve Ercan Güler isimli şahıslar olduğunun tespit edildi. Haklarında arama kararı çıkarılan kişilere ulaşılmazken söz konusu kişilerin sürekli Suriye'ye gidip geldikleri ve geçtiğimiz aylarda IŞİD saflarına katıldıkları bilgisine ulaşıldı.
Cinayet motorsikleti sosyal medya sitesinde
Kadri Bağdu'yu öldürülmesinden iki gün önce polise şikayet eden Talip Güler isimli şahsın Facebook sayfasında yaptığı paylaşımlarda da, IŞİD'in propagandasını yapan yoğun paylaşımlarda bulunduğu ve son yaptığı paylaşımın ise 18 Ekim tarihine ait olduğu görülüyor. Sosyal medya sayfasında Güler'in görgü tanıklarının belirttiği gibi aynaları olamayan Yamaha YBR 1252'lik bir motosikletinin de olduğu dikkat çekerken, motosikletteki kırmızı işlemeler görgü tanıklarının ifadeleri doğrultusunda Kadri Bağdu cinayetinde kullanılan motorsiklete uyduğu anlaşılıyor.
'Tutanağın fezlekeye sunulmaması düşündürücü'
Bağdu'nun katledilmesinin ardından yapılan incelemede polisin bu tutanaktaki ifadelerde Kadri Bağdu'nun şikayet edilmesinin ve eylemlerin sorumlusu olarak gösterilmesini içeren açık beyanları dikkate almadı ve söz konusu kişileri şüpheli kişiler arasına almaması soru işaretlerine neden oldu. Duruma tepki gösteren Bağdu ailesinin avukatı Tugay Bek, dosyada yaptıkları incelemede tutanağı fark ettiklerini ifade etti. Tutanağın dosyanın içerisinde 3 aya yakın bir süreçte mevcut olmasına ve Talip Güler isimli şahsın Kadri Bağdu'ya olan kinini ve öfkesini polise bildirmesine rağmen Emniyetin bu konuda bir inceleme yapmadığını belirterek, Bağdu'nun öldürülmesi ile ilgili söz konusu tutanak üzerinde bir inceleme yapılmamasının düşündürücü olduğunu söyledi.
'Basit bir araştırma ile failler ortaya çıkarılabilir'
Polisin söz konusu kişilerin IŞİD ve benzeri örgütlerin Adana'daki organizasyonlarının yürütücüsü olduğunu bilmesine rağmen söz konusu tutanağı dikkate almadığının kasıtlı olduğunu düşünmek istemediklerini ifade eden Bek, söz konusu kişiler üzerinde yapılacak basit bir araştırmanın Bağdu cinayeti ile ilişkisinin görülebileceğini söyledi.
'Çeteci zihniyetle hareket eden kolluk failleri gizliyor'
Savcılığın ve Emniyetin neden ellerindeki imkânları kullanmadıklarının sorgulanması gerektiğine dikkat çeken Bek, Yusuf Güldiren cinayetinde hazırlanan dosyayı incelediklerinde daha farklı delillere ulaşılabileceğini belirtti. Polisin failleri yakalama noktasında geri durduğunu düşündüklerini vurgulayan Bek, Kobanê eylemleri sırasında IŞİD'çilerle polislerin muhaliflere yönelik saldırıları ve polisin "Yaşasın IŞİD" sloganları attığını göz önünde bulundurulduğunda bu düşüncenin haksız olmadığını söyledi. Polisin çeteci zihniyetle meseleyi değerlendirdiğini, polisin çeteleri halkı sindirmenin bir aracı olarak gördüğünü ifade eden Bek, çetecilerin karıştığı cinayetlerin gizlenme ve üstünün örtülme çabası içerisinde hareket edildiğini düşündüklerini belirtti.
'Ek fezleke istedik'
Soruşturmanın neden söz konusu tutanak üzerinde yürütülmediği ve bu kapsamda değerlendirmediğini belirttikleri ifade eden Bek, bunun üzerine savcılığa yeni bir araştırma yapılmasını talep ettikleri bir dilekçe verdiklerini belirterek, ek fezleke hazırlanacağını belirtti. Bek son olarak daha önce hazırlanan fezlekeyi kabul etmediklerini belirterek, Ankara kriminal merkezine gönderilen kayıtları bekleyeceklerini belirtti.
(akl/kk/avt)

